Sağlık Sektöründe Video Stratejisi: Çekim

by Cenap Coskun

Video stratejisinin önemli aşamalarından bir tanesi de üretim stratejisidir. Üretim esnasında konuşmacının ön hazırlık yapması önemlidir. Bu aşamada önceden ilgili konuda pratik yapmak ve heyecanlanmamaya çalışmak önemlidir. Video üretim aşamasında bilgiden ziyade kişinin heyecanını kontrol edebilmesi önemlidir. Daha önce yaşadığım tecrübelerde, konusunda otorite olan kişilerin bile kamera karşısında aşırı heyecanlanmadan kaynaklı önemli zorluklar yaşadıklarına rastladım. Bu aşamada konu hakkında uzmanlık bilgisine ek olarak kamera tecrübesinin de önemli bir özellik olduğuna dikkat etmekte fayda var.

Çekim aşamasında ise, profesyonellerden danışmanlık alınabileceği gibi prodüksiyon firmalarından da destek alınabilir ek olarak sağlık konusunda çalışan özel video sitelerinden de destek alınabilir.

Sorulara verilen cevapların açıklığı, netliği ve teknik terimlerden uzak olması insanların anlatılanları anlaması açısından önemlidir. Bu sebeple anlatım şeklini oldukça basit hale getirmek önemlidir. Bu özelliğe ulaşmak ise belli bir zamanı geçmek, tecrübe etmek gerekmektedir. Video çekimleri gerçekleştirdikçe hem heyecan olgusu aşılmış olacak hem de konuları anlatırken teknik detaylardan uzaklaşarak anlatımı insanların anlayacağı noktaya getirmek önemli fayda sağlayacaktır.

Yine soruların soruluş şekli de bir o kadar önemlidir. Sorular da aynı zamanda basit bir dille hazırlanmalıdır. Böylece sorular ne kadar basit olursa cevapları da o kadar basit ve anlaşılır olacaktır. Sorularda da verilen cevaplarda da genel konulardan kişinin uzmanlaştığı alanlara doğru gitmekte fayda olacaktır.

Sağlık Sektöründe Video Stratejisi: Üretime Hazırlık

by Cenap Coskun

Sağlık sektöründe önce ilgili olunan konular belirlenmeli. Bunları arasında bilinirlik olarak en çok fayda sağlayacak konulara öncelik vermekte fayda var. Bunun içinde birçok yöntem var ancak basitçe yapılacaklar arasında Google trends’de ilgili konu ile ilgili hangi konular çok aranıyor ona bakılmasında fayda var, burada aranan kelime ile ilgili hangi kelimelerin kullanıcılar tarafından arandığını görebilir planlamayı buna göre yapabilir. Trend aracılığıyla en çok aranan kelime planlaması yapmış olduk.

Yalnız burada dikkat edilmesi gereken konulardan birisi de Google da üst sıralara çıkmak olacağından en çok aranan kelimeler rekabetin de en yüksek olduğu kelimelerdir. Bu sebeple bu rekabetin içerisine girip girmeyeceğinize karar verilmesi gerekmekte. Yani, ilgili alanda önemli bir oyuncu olmaya karar verilecekse strateji ona göre belirlenmeli standart çalışmadan ziyade üst sıralarda çıkılmasını sağlayacak SEO çalışmaları yapılmalı ve bu çalışmaya özel bütçeler ayarlanmalıdır. Bu model bütçesi ve özel destekle devam edilecek bir yapı olacağından rekabetçi bir yapı ve strateji belirlenmiş olacaktır.

Daha düşük bütçelerle bir çalışma yapılması ve uzun vadede bir noktaya gelme düşüncesi benimsenmiş ise bu durumunda strateji, uzmanlık alanının farklılaşan noktaları ön plana çıkartmakta fayda olacaktır. Örneğin tüp bebek alanında çalışan bir merkezin diğer merkezden farklı olan bir teknolojisi veya gelecekte gelmesini planladıkları bir teknoloji var ise bu alana şimdiden yatırım yapmak akıllıca olacaktır. Çünkü, belirli bir alanda Google da ve pazarda ne kadar kısa zamanda pozisyon alınabilirse yakın gelecekte o konuda otorite olmak o kadar kolay olacaktır. Hem dijitalde hem pazarda bu kural geçerli olacaktır. Yani şu anda Google’da rekabetin olmadığı ama gelecekte potansiyel olarak gördüğünüz alanlar belirlenerek o alanlara yatırım yapılabilir. Ör: Tüp Bebek yöntemi rekabetin çok olduğu bir alan olabileceği gibi “ x yöntemiyle tüp bebek yöntemi” daha tercih edilebilen bir strateji olacaktır. Tabi ki geliri, siteye çekebileceğiniz trafik ve videoların izlenmesi gibi hedefler de aynı oranda düşük olacaktır.

Tabi ki en ideali hem rekabetin çok olduğu, kullanıcıların yoğun olarak aradığı kelimelerde konumlanmak hem de gelecekte potansiyel görülen veya popülaritesinin artacağını düşündüğünüz alanları da sahiplenmeye çalışmak en idealidir. Burada bütçe, strateji ve beklentilere göre yol almakta fayda olacaktır.

Video İçeriği Üretmenin Zorlukları

by Cenap Coskun

Bu yazıyı yazmaya başlamadan önce video içeriği üretmenin veya herhangi bir şekilde içerik üretmenin zorluklarını anlatan bir yazı derlemeyi düşünüyordum. Yazıyı yazmaya başlayınca gördüm ki aslında yazı eleştirisel bir hal aldı. Yine gördüm ki içerik üreticilerinin bir yakarışı bir eleştirisi haline geldi yazı.

Content yani içerik üretmek günümüzde oldukça maliyetli ve zor bir iş olduğunu belirtmekte fayda var. Geçmişte uzmantv’de, bugünse tasit.com’ da bu zorlukları sonuna kadar yaşıyoruz esasen. Buradaki asıl zorluk ise yapılan emeğin ve uğraşının karşılığını alamamak. Bu durumda da video reklamcılığının gelir modeline bakmakta fayda var. Esasen UGC (user generated content) Premium content’e göre daha kolay üretilmekte bu durum UGC tarzı video siteleri içerikleri hızlıca gelire dönüştürebilmekte. Buradaki asıl sorun bizim gibi Premium içerik üreten siteler için geçerli. Premium siteler kullanıcının sisteme video yüklemesinden bağımsız olarak ciddi bir ekip tarafından belli bir prodüksiyon, ekip ve montaj süreçlerinden geçerek üretilebilmekte. Bu durum da video üretim maliyetlerini oldukça arttırmakta. Yani cep telefonuyla çekilen komik kedi videosu da bir video içeriği İstanbul’un diğer ucunda üretilen “orkide nasıl yetiştirilir” videosu da bir içerik. Ya da şu anda yapmaya çalıştığımız 500X test ve tanıtım videosu da bir içerik. Tabi ki burada en belirgin konu orkide videosu ve araç test videosunun komik kedi videosuna göre daha maliyetli ve zor üretilmesi.

Gel gelelim gelir noktasına. Bu durum Premium video içerik üretenlerin en büyük sorunu diyebiliriz. Esasen bu zorluklara ve maliyetlere gelirini ve karşılığını kazanabilirse içerik üreticiler video üretmeye razılar. Ama biz x sitesinde (komik kedi videolarıyla dolu UGC sitesinde) x tl’ye reklam alabiliyoruz (oldukça düşük fiyat) siz ise x tl gibi çok yüksek bir fiyat veriyorsunuz gibi diyaloglar oldukça sık duyduğumuz sözler. Aslında burada bir çelişki de ortaya çıkıyor. Katıldığım tüm etkinliklerde, konferanslarda, sohbetlerde hep içeriğin öneminden hayatımızdaki yerinden bahseder dururuz ancak hep konu döner dolaşır reklam fiyatlarının pahalılığına gelir. Bu da bende bazı soru işaretleri yaratır hep. Hem içeriğin öneminden ve içerik üreticilerin değerinden bahsederiz ancak onların büyümesi için elimizi taşın altına koymayız veya “ evet içeriğiniz çok iyi ve değerli ama fiyat çok pahalı” sözlerine maruz kalırız. Böylece daha önce sıkça gördüğümüz how to video içerikleri üreten birçok firmanın batışını izlemişizdir veya batmak üzerelerdir ya da kendilerini ve maaşlarını zor ödemektelerdir.

Gelişmelerden örnekler verdiğimiz Avrupa ve Amerika gibi yerlerde içerik üreticilerine özel hassasiyet gösterildiği hepimizin malumu. Buralarda yine konu dönüp dolaşıp reklam fiyatlarının yüksekliğine gelmiyor. Oradaki temel mantık “ evet burası Premium içerik fiyatının yüksek olması doğal ve bu maliyet katlanılabilir bir maliyet” olarak değerlendiriliyor. Bizim de reklam verenler ve ajanslar olarak bu mantaliteye ulaşmamız gerekecek bu mantığa ulaşmazsak eğer daha birçok firma batacak veya daha sektöre girmeden yatırım kararından vazgeçecekler. Sözde verdiğimiz desteği özde de vermemiz sektörün gelişmesine önemli katkı sağlayacaktır.

Video Her Yerde

by Cenap Coskun

Bu dönemde bir çok etkinlikte yer alma fırsatım oldu yine, önemli etkinliklerden birisi de Cloudtivi ve Microsoft’un ortaklaşa düzenlediği “Video Her Yerde” etkinliğiydi. Etkinliği dinlerken aldığım notları ve tespitlerimi bu yazıda toparlayayım istedim.

Türkiye toplam 30 milyon internet kullanıcısıyla Avrupa’da ilk beş arasına girmekte. İnternet kullanıcılarının tamamına yakını video izliyor diyebiliriz. Türkiye’de video izleyen kişi sayısı 28 milyon. Aylık video izlenme rakamımız ise 8 milyar civarında. Yani bir kişi bir ayda ortalamada 286 video izliyor diyebiliriz.

İzlenme rakamlarının bu kadar artmasının en önemli etkenlerinden birisi de TV’lerin dizilerle birlikte internet dünyasına girmesi ayrıca spor programları da yine video izlenmelerini arttıran en önemli kalemlerden birisi oldu diyebiliriz.

Türkiye’de en çok izlenen video kalemleri ise Google siteleri, Facebook videoları, Microsoft, Mynet, Hürriyet Internet Group, Nokta com Medya, Milliyet gazetecilik gibi bir sıralamaya sahip. Yerli videolarda ise beni şaşırtacak şekilde Mynet en çok izlenen video sitesi, sonrasında Hürriyet grubu, nokta medya (izlesene grubu) ve son olarak Milliyet video pastasının önemli bir kısmını elinde bulundurmakta (comscore dataları)

Video izleyenlerin %57’si erkek %43’ü kadın. Rakamlar Avrupa ve Amerika ile aynı ortalamalarda seyrediyor diyebiliriz. Video izleyicilerinin çok büyük fark olmasa da ağırlığının erkekler olduğunu söyleyebiliriz. Buna ek olarak 3-4 yıl önce kadınların oranının %30-35’ler dolaylarında olduğunu düşünürsek kadın izleyiciler tarafında da hızlı büyüme olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Son dönemlerde kadın video izleyicilerin hızla arttığını varsayarsak kadınlara hitap eden markalar’ın video kullanımlarını arttırmasında fayda olacaktır. Video projelerini planlamalarına dahil etmek önemli avantaj sağlayacaktır.

Video izlenmelerin %45’lik bir kısmını 6-14 yaş grubu oluşturuyor. Geçtiğimiz dönemlere göre daha üst yaş gruplarında da artışlar gözlenmekte yani genç ve orta yaş grubu zamanla video tarafında izleyici olarak daha fazla söz sahibi olacağa benzer.

Son dönemde internet kullanıcılarının içerik sitelerine ve haber sitelerine yönelmeleri bu tarz sitelerin video izlenmelerinde önemli fayda sağladığını söyleyebiliriz. Aynı zamanda bir diğer ilgi çekici rakam ise oyun sitelerine olan talep, oyun siteleri de son dönemde önemli ölçüde trafiklerini arttırdığını gözlemleyebiliyoruz. Bu durum oyun siteleri açısından önemli fayda yaratma potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz. Oyun sitelerine olan talep bir fırsata dönüştürülüp buradan video izlenmeleri hem arttırılabilir hem de ekstra gelir sağlanabilir.

Mecralar yani internet siteleri açısından bakarsak yıllık %100 büyümelerin gelir anlamında çok karşılığı olmadığını söyleyebiliriz. Yani gelir’in de %100 büyüme imkanı bulunmayacaktır. Sonuç olarak medya sektöründeki yatırımlar, medya sektörünün içindeki online yatırımlar, son olarak video reklamcılığının toplam bütçesi içerik ve trafik büyümesiyle paralel ilerlemediği anlaşılmakta. Örneğin 2013’den 2014’e video reklam bütçelerinin artışı ortalamalarda %30 civarında oldu. Önümüzdeki yıllarda muhtemelen bu oran aynı kalacak veya daha azalacaktır. Mecralar tarafındaki büyümeler ise medya yatırımları büyüme ortalamalarının üzerinde olacaktır. Dolayısıyla mecralar/internet siteleri trafikleri ile reklam yatırımlarının arasındaki fark her zaman olacak gibi duruyor. Bu da mecralar tarafında karlılık sorununu hep gündemde tutacaktır. Yine üretilen içeriklerin illegal yollarla yayılması ve kanun dışı kullanımlar mecraların en önemli sorunlarından biri olarak göze çarpmakta.

Video tarafında içerik üretimi de bu dönemde üç aşamaya ayrıldı diyebiliriz. Bunlardan bir tanesi diziler ve spor içerikleri gibi videolar, “how to” videolar (nasıl yapılır?) bir de kullanıcıların oluşturup youtube gibi izlesene gibi sitelere ekledikleri içerik videoları diyebiliriz. bir kullanıcının oluşturduğu “makyaj nasıl yapılır?” videosu buna örnek olarak verilebilir.

Sonuç olarak video dünyasındaki trafikler hızla artmakta orta yaş grubu ve kadın kullanıcıların video izleme oranları artmakta buna bağlı olarak video sitelerinin trafikleri de yükselmektedir. Reklam yatırımları ise bu büyümelerin çok gerisinde kalmakta ve mecraların karlılık ile ilgili yeni yöntemler geliştirmesi zaruri hale gelmiştir.

 

[/<script type=”text/javascript” src=”//platform.linkedin.com/in.js”></script><script type=”in/share” data-counter=”top”></script>]

Etkili İçerik Yaratmanın Yolu Nedir?

by Cenap Coskun

Etkili içerik yaratmanın bir çok yöntemi vardır tabi ki ancak ben bu zamana kadar edindiğim tecrübelerle kendimce konuyu toparlamaya çalışacağım.

Öncelikle hangi konuyu yazmak istediğinize karar vermeniz gerekmekte aslında en zor ve sancılı süreç de burası. Konuları genel olarak belirlemekten ziyade daha özele indirgeyerek başlıkları belirlemenizde fayda var. Yani; “İnternet” gibi genel bir başlıktan ziyade “e-ticarette stok yönetimi” gibi bir başlık ve konu daha etkili olacaktır.

Aynı zamanda belirlenen konu ile ilgili insanlar neler arıyor, trendler neler, insanlar sosyal medyada belirlenen başlıklar ile ilgili neler konuşuyor bunları takip etmekte fayda var. Ayrıca konunuz hakkında global sitelerdeki makale ve yazıları incelemek rakam ve istatistikleri incelemek ve bunları okuyucunun anlayacağı bir dile çevirmek konunun daha kolay anlaşılmasına fayda sağlayacaktır.

Belirlemiş olduğunuz yazı ile ilgili etikeletleri de girmek ayrı önem arz ediyor. Etiketleri doğru girmek ve başlığı düzgün atmak arama motorlarının ön sıralarında çıkmakta fayda sağlar. Yine arama sonuçlarında ön planda yer almanın önemli faydalarından biri sektörünüz ile ile ilgili domain yani site ismine yer vermek de fayda sağlayacaktır. Ek bir bilgi olarak söylemekte fayda var ki arama motorları belirli bir konuda ilk içerik yaratan siteleri daha öncelikli olarak sonuçlarda çıkartıyor olması yani içeriğin sitede yer alma hızı da bir o kadar önemli yer olacaktır. Arama motorları belirli bir konuda ilk içeriği yaratan siteleri (içeriğin eski olması sebebiyle) daha öncelikli öneriyor olmasını da unutmamak gerekir. Yani içeriğin kalitesi, özgün olması, popüler olması kadar o içeriğin oluşturulma hızı da önemli etmenlerden birisidir.

Yazıların sosyal medyada yayılmasını sağlamak aynı zamanda yazıların farklı siteler tarafından referans linki olarak kullanılmasını sağlamak da yine yazıların fazla okunmasını sağlayacak örneklerden biridir. İçerik yaratmaktan sorumlu birisinin olması (bütçeniz varsa editör olabilir) önemli avantaj sağlayacaktır. Ancak yeteri kadar bütçe ayıramıyorsanız kendiniz düzenli içerik üretmeniz gerekecektir.

Sonuç olarak içerik üretme sabır, araştırma, düşünme, yaratıcılığı zorlama ve çabuk olma gibi bir çok meziyeti bir arada bulundurulması gereken bir özelliktir. Bu sebeple içerik üreten mecra sayısı oldukça düşüktür. İçerik üretmek hem zahmetli hem de maliyetli bir iştir. Geri dönüşünün de uzun süreye yayıldığını bilmekte fayda var. Bahsetmiş olduğum tüm zorluğa rağmen içerik üretmek özgün içerik üretmek her zaman en zevkli ve doğru olandır.

Sevgiler,

CC

YOUTUBE TÜRKİYE’DE VİDEO REKLAMLARINA BAŞLADI

by Cenap Coskun

Youtube Türkiye’de Mayıs ayı itibariyle Türkiye için video reklam satışlarına başlamış durumda. Bu durumun Türkiyedeki video siteleri için önemli dönüm noktalarından biri olduğu aşikar. Youtube’ un piyasaya girmesi video siteleri için hayatta kalma savaşı verilen uzun dönemli bir sınav olacak. Bazı UGC’lerin bu sayede piyasan çekildiklerini, bazılarının da farklı reklam teknolojileri ile bu rekabetten az zararla kendilerini kurtarabilecekleri bir dönem bizi bekliyor gibi. Bu durumun sektörün kalitesini arttıracağı kanaatindeyim. Büyük oyuncunun piyasaya girmesiyle diğer video siteleri de kendilerini değişen piyasa şartlarına uyarlayacaklar ve sektörün alt yapısal ve videolar da yapılacak teknolojik değişiklikler kullanıcılara daha farklı deneyimler yaşatacaktır. Rekabet her zaman diğer oyuncuların kendilerini gliştirmelerini sağladıkları gibi sektörün de ileriye gitmesini sağlayacak.

Giriş kısmında da bahsettiğim üzere bu rekabetten en az etkiyle sıyrılabilmenin (muhtemelen çok daha fazla alternatifi vardır) aklıma gelen iki tanesini paylaşmak isterim. Bunlardan bir tanesi teknolojik alt yapıyı yenileyerek izleyici ile daha fazla etkileşime geçilecek reklam modellerinin geliştirilmesidir. Yani Youtube’un yaptığı reklam modellerinden farklı olarak kullanıcıyı marka tarafıyla daha fazla etkileşime sokarak ürün satışını arttıracak veya markanın kullanıcı tarafında daha akılda kalıcı kalmasını sağlayacak reklam modelleri geliştirilmesi gerekmekte.

Bir başka yol ise Premium/Professional içerik yaratmak olabilir. Sektör de de şu anda bulunan ve benim de bünyesinde bulunduğum UZMANTV olabilir mesela. Bu çalışma ile ağırlığı UGC olan Youtube’un direkt rakibi olmaktan çıkıp videonun farklı bir dalında dikey bir iş modeliyle faaliyet sürdürülebilir. Tabiki bu taraftaki farklı bir sorun da içeriğin mecra tarafından üretilecek olması bu da marka açısından bir çok bilinmez demek. Çünkü bugün içerik üretmek çok zor ve maliyeti yüksek bir iş.

Sonuç olarak artık hayatımızda Youtube bulunuyor. Youtube bazıları için kabus olabilecekken bazıları için fırsat yaratabilir. Youtube’un reklam modelleri ve bu modeller hakkındaki yorumlarım’a da diğer yazılarımda yer vereceğim.

Video Siteleri ve Video Reklamcılıgı

by Cenap Coskun

Benim de içinde olduğum video siteleri 2013 yılının ve geleceğin popüler internet mecralarından olacak gibi görünüyor. Video siteleri reklam verenler tarafından ve internet kullanıcıları tarafından da oldukça rağbet gören ve geçtiğimiz yıldan bu yıla bütçesel ve izlenme rakamları açısından da büyük gelişme gösterdiği istatistiksel olarak da mevcut. Bu konuya bağlı olarak video sektörünü ve buna bağlı olarak video reklamcılığı konusunda genel bilgileri bir araya toparlayayım istedim.

(daha&helliip;)