Yazılarımın Devamı Kucukisletmeler.com’da

by Cenap Coskun

Merhabalar,

Bundan sonraki yazılarıma www.kucukisletmeler.com’da  Cenap Coşkun Sayfasının altında devam  ediyorum. Beni artık buradan takip edebilirsiniz.

Teşekkürler

Cenap

Yazar (Blogger) Olmak İster misiniz?

by Cenap Coskun

Aşağıda yazılı alanlar ile ilgili olarak tercihen 2-3 yıl deneyimli

Yazı yazmayı ve araştırmayı aynı zamanda kendisini geliştirmeyi seven Gönüllü Yazar/Blogger arayışımız bulunmaktadır.

kucukisletmeler.com hakkında bilgi almak isterseniz hakkımızda kısmını inceleyebilirsiniz.

Yazar/Blogger arayışımız olan alanlar:

  • Muhasebe ve Finans
  • Bankacılık ve Sigortacılık
  • Yatırım
  • IT ve Teknoloji
  • Pazarlama ve Reklamcılık
  • İnternet
  • Sinema ve Kitap
  • İnsan Kaynakları
  • İş Sağlığı ve İş Güvenliği

Not: Yukarıda yazılı olan alanlar dışında da uzmanlığınız varsa bizimle bilgi@kucukisletmeler.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Kucukisletmeler.com’da yazar olmak size ne fayda sağlar?

  • Öncelikli olarak arama motorunda arama yapan kişiler merak ettiği bilgileri sizin yazılarınızdan alırlar.
  • Sizin yazınızdan bilgi alan kişi sizi o konunun uzmanı, otoritesi olarak belirleyeceğinden ilgili olduğunuz alanda isminizi duyurma şansınız olacaktır. Bu hem işinizde kariyer imkanı sağlarken hem de potansiyel müşterilerinizin artmasını sağlayacaktır.
  • Dolayısıyla da hem kendi sektörünüzde hem de ilgili kelime arayan kişiler için reklamınızı yapmış olacaksınız.
  • Yazar-Blogger olmak isteyen öğrenciler ise Tercihen Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde okuyan veya yeni mezun olanlar öncelikli tercih edilecektir. Öğrenci ve Stajyerler konuk yazar statüsünde değerlendirilecektir.

İlgili olduğunuz alan ile birlikte iletişim bilgilerinizi ve mail adresinizi bilgi@kucukisletmeler.com adresine gönderebilirsiniz.

Sağlık Sektöründe Reklam Nasıl Yapılır?

by Cenap Coskun

Sağlık sektöründe dijital reklamcılığı geç keşfedilmiş ancak zamanla kullanıcıların ve de markaların da bilgilenmesi ve bilinçlenmesiyle birlikte belli bir ivme kazanmış bir alan haline gelmiştir.

Sağlık sektörünün en önemli sorunlarından birisi de kanuni kısıtlamalardan kaynaklı düzenli ve geniş çaplı reklamlar yapılamaması sorunu. Hastaneler için sadece belirli bir şube açıldığında belli bir zaman diliminde bu şubenin açılışını duyurmaktan öteye gidemedi maalesef. Örneğin Acıbedem hastanesi Bodrum hastanesinin açıldığını hem Tv’den hem dijital mecralardan belli bir dönem duyurabildi. Ya da “Memorial bilgilendiriyor: Kalp ile ilgili kontrollerinizi belli aralıklarla yaptırın” gibi belli bir alana sıkıştı kaldı. Bu durum Avrupa ile bir değil Avrupa’da veya Amerika’da bu tarz kısıtlamalar olmadığını söylemek gerekiyor.

Duruma reklamla insanları istismar etmek, yanlış yönlendirmek ve karlılık hırsıyla insanları yanlış yönlendirme noktasında da bakmak gerekir. Birçok marka aşırı para kazanma hırsıyla insanları yanlış yönlendirmiş bunun sonucunda da haksız kazanç elde etmiş ve birçok insan sağlık sorunları yaşamış belki de hayatını kaybetmiştir. İlgili devlet kurumları da bunları engellemek adına (ki sağlık gerçekten çok hassas bir konudur) ciddi kısıtlamalar getirmiştir. Bunu belli bir noktada hoş karşılamakla birlikte işini gerçekten düzgün yapan sağlık kuruluşları da kendilerini yeterince duyuramamıştır. Bu bağlamda aslında ara bir formül bulunarak istismarcıları baskı altına alarak takip etmek işini layıkıyla yapan markaların/firmaların da önünü açmak gerekmektedir.

Peki, sağlık sektöründe hedef kitleye nasıl ulaşılır?

En önemli noktalardan bir tanesi içerik üretmektir. Yani insanların merak ettiği sorulara cevaplar üretmektir. Bunu yazılı içerikler üretmekle yapılabileceği gibi özel videolar üretmek yöntemiyle gerçekleştirebilir. Üretilen bu içerikleri sosyal medya üzerinden yayılabilir veya dijital reklam kanalları kullanılarak gerçekleştirilebilir.

Örneğin; Facebook üzerinden bir doktorun doğum ile ilgili haklın sorularının cevaplandıracağı öncesinde dijital kanallar vasıtasıyla duyurulur. Bu hem kullanıcı açısından konuyu sahiplenildiği yani o kurumun bu konu hakkında bir otorite olduğu mesajı verilmiş olur. Aynı zamanda muhtemel en çok sorulan sorular önceden araştırılarak belli sorular hakkında videolar üretilebilir. Bu videolar sorulan muhtemel sorulara karşılık olarak sayfalarda yayınlanabilir. Çünkü temelde insanlar okumanın yanında izlemeyi de çok severler ve bazen izlemek insanlara daha kolay geleceğinden vermek istediğiniz mesajı daha kolay verebilirsiniz. Aynı zamanda videolarda markanın logosunu da kullanarak daha çok akılda kalıcılık sağlayabilirsiniz.

Sonuç olarak video ile içerik üretmek veya yazılı içerik üretmek her zaman arama motorlarının en önem verdiği konuların başında gelir. Böylece arama motoru sonuçlarında ekstra bütçe harcamadan üst sıralara çıkabilirsiniz.  İçerik ürettiğinizde insanların daha çok ilgisini çekmiş olursunuz ve konuyu sahiplendiğiniz o konuda otorite olduğunuz mesajını verebilirsiniz.

İçerik Üretmenin Önemi “Content is the King”

by Cenap Coskun

İnternette içeriğin önemi arama motorlarının baskılarıyla ve kullanıcının tercihlerini birebir etkilemesi gibi özellikleri sebebiyle son dönemde mecra/site’ leri içerik üretmeye daha fazla yönlendirir hale gelmiş durumda.

Son dönemlerin popüler sözü “content is the king” aslında durumu özetler durumda. Bu dönemde içerik üreten, farklı özgün fikirler üreten mecralar hem kullanıcı tarafında hem de arama motorları tarafında daha fazla önerilir hale geleceklerdir.

Kullanıcı tarafından bakarsak artık içi boş bilgi alamayacakları veya kendisine bir şey katmayacağını düşündüğü sitelerde eskiye oranla daha az vakit geçiriyor veya artık tercih etmiyorlar da diyebiliriz. Çünkü kullanıcı geneli itibariyle ihtiyacı olan bir bilgi veya istek ile siteye giriyor siteye girdiğinde aradığı bilgiyi veya içeriği bulamadığında sitede vakit geçirmeden ayrılıyor. Kullanıcı tarafında ise hem yönlendirme yaptığı arama motoruna güveni azalıyor hem de genel olarak internete olan inancında azalma oluyor.

Arama motorları tarafından baktığımızda ise; özellikle son dönemde kullanıcıyı her zaman özgün ve kaliteli içeriği olan sitelere yönlendirmeyi amaç edinmekteler yukarı da belirttiğim gibi arama motorları kullanıcılara olumsuz deneyim yaşatmamak adına kullanıcının aradığını bulduğu memnun kaldığı bir deneyim yaşatmak istediklerinden kullanıcının aradığına uygun olan siteye yönlendirdiği gibi aradığını bulduğundan da emin olmak istemektedirler. Böylece kullanıcı yönlendiği arama motorundan memnun kalmış oluyor ve kullanıcı sadakatini sağlamış oluyorlar. Kullanıcının gittiği yerde geçirdiği süreye veya aradığı kelimeyi geri dönüp tekrar arayıp aramadığına bakarak gittiği site ile ilgili genel bir puanlama yapıyor ve yine bu puanlamaya göre arama motorunda siteye yer veriyor. Böylece site kaliteli içeriğe sahipse içeriği kuvvetliyse her zaman arama motorları tarafından destekleniyor ve ön plana çıkartılabiliyor. Aslında her üç taraf içinde karlı bir işin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Kullanıcı aradığını buluyor, site kaliteli içerik ürettiği için arama motorları tarafından ödüllendiriliyor, arama motorları da müşteri memnuniyeti sağlayarak uzun vadeli bağlılık yaratabiliyor.

Sonuç olarak arama motorları son dönemde yaptıkları güncellemelerle içeriği kuvvetli olmayan, düzgün olmayan, illegal içerikleri olan siteleri sonuçlarda yer vermedikleri gibi sitesinde az zaman geçirilen siteleri de arama sonuçlarında ya yer vermiyorlar ya da arka sayfalarda yer veriyorlar. Bu sebeple içerik sitenin organik trafik sağlaması için daha önemli hale gelmeye başladı.

“Content is the King” hayatımızın merkezinde durmaya devam edecek gibi.

CC

Y Kuşağı

by Cenap Coskun

Çok Konuşlan Meşhur Y kuşağı

Baby Boomer Kuşağı      1946-1965

X Kuşağı                              1965-1980

Y Kuşağı                              1980-2000

Z Kuşağı                               2000 –

Benim de içinde olduğum ve son dönemde adını sıkça duyduğumuz Y kuşağı hakkında bir yazı hazırlamak istedim. Bu yazıyı hazırlama ve araştırma yapma isteğim Y kuşağı hakkında son dönemlerde çok fazla konuşmalar, haberler ve bilgilere rastlamam oldu.

Peki neden Y kuşağından bu kadar fazla söz ediliyor? Bence bunun en önemli sebeplerinden birisi artık Y kuşağının iş hayatında ve sosyal hayatta daha fazla söz sahibi olması büyük şirketlerin ve kurumların stratejilerinde ve geleceklerinde daha fazla söz sahibi olmaya başlamaları.

Araştırmalarımda rastladığım noktalardan biri ise Y kuşağının yönetiminin zor olması ve özellikle iş yaşamında kurum sadakatinin çok düşük olduğuydu. Y kuşağının yetiştiriliş tarzına bakarsanız yine önemli bir kısmı iyi şartlarda yetişmiş, yabancı dilleri muazzam ve kendilerine güvenleri çok yüksek olması kuşakta doğal bir özgüven patlamasına olanak sağlamaktadır.

Negatif bakış açısını incelediğimizde ise Baby Boomer Kuşağına rastlamaktayız. Y kuşağı ağırlıklı olarak bu kuşağın çocukları ya da şu anda bu kuşak Y kuşağın yöneticileri konumundalar.  Baby Boomer Kuşağının özelliklerine baktığımızda iş ahlakı, kıdemlilere saygı, koşulsuz itaat ve para kazandığı yere yüksek saygı ve teknolojiye yatkınlığının az olması özelliklerine sahiptirler. Y kuşağına bakıldığında ise yukarıda sayılan duyguların hemen hemen tam tersi davranış şekillerine sahiptirler. Düşük sadakat, sürekli sorgulama, itaat etmesi için yapılması söylenen şeyin mantığına uyması, bireysel çalışmayı seven, sonuç odaklı, zor beğenen ve sürekli motive edilmeyi bekleyen ve teknolojiye yüksek uyumluluğu bulunan özelliklere sahiptirler. Temelde uyuşmazlığın kaynağı da buradan kaynaklanmaktadır. Y kuşağının kendine olan aşırı güveni önceki kuşaklar tarafından biraz şüphe biraz negatif bir bakış açısıyla değerlendirilmekte zaman zaman da çekince ile karşılanmaktadır.

Aşırı güvenin sebeplerinden birisi de yine Y kuşağının eğitim kalitesinin sürekli artması. Önceki kuşaklar için yabancı dil bilmek bir meziyet iken Y kuşağı tarafından çok fazla dillendirilen bir özellik olmayıp sıradan bir özellik olarak adlandırılmaktatır. Y kuşağında yine yüksek lisans mezunu oranı hızla artmaktadır.

Buradan çıkarılacak sonuç aslına bakılırsa yüksek enerji ve yüksek potansiyeli yönetebilme becerisi sağlayabilmek. Yönetimsel şikayetlerin büyük bir çoğunluğunun bu yüksek potansiyelin idare edilememesi veya memnun olanların yüksek potansiyeli olumlu değerlendirmesinden kaynaklı olduğu ortaya çıkmakta. Y kuşağından gördüğümüz, ağırlıklı olarak önemli hissedilmeyi paradan ziyade başarı odaklı oldukları sonucu ön plana çıkmaktadır. Y kuşağı idare edilebilirse yüksek potansiyelden çok büyük bir güç ortaya çıkabilir.

Bireysel, Teknoloji Dostu, Sonuç odaklı, Zor beğeniyorlar, beğenilmek takdir edilmek önemli, motive edilmeliler, çok samimiler, hiyerarşiye karşılar.

Y kuşağı için uygun olan en anlamlı resim eklediğim resim olsa gerek.