Private Market Place (PMP) Nedir?

by Cenap Coskun

Programmatic Buying içerisinde yer alan bu terim standart programmatic satın almaların dışında Premium alanlar olarak gösterilmektedir. Private Market Place  (PMP) daha çok dikey mecralar veya standartta kendisini Programmatic Buying’e açmış sitelerin Premium alanları için kullanılmaktadır. Bu sınıflamayla mecralar kendilerini veya alanlarını standart kullanımın dışında görmektedirler, yani düşük maliyetli birim fiyatlardan çok daha yüksek birim maliyetli alanlar kullanıma açılmış oluyor.

Aslında burada genel olarak standardın dışında da zaman zaman da olsa düşük birim maliyetler de olabiliyor. Her zaman olmasa ender olarak da düşük birim maliyetlerden bahsetmek mümkündür.

Örnek vermek gerekirse; Haber sitelerinin ekonomi sayfaları veya yat bakımı ile ilgili alanları veya direk olarak yatırım ve finans siteleri, otomotiv dikeyinde faaliyet gösteren mecralar veya alışveriş siteleri olarak sınıflandırabiliriz.

Araştırmamda bana destek olan bir arkadaşımın direkt olarak anlatımını paylaşıyorum:

PMP yapan alıcılardır. PMP anlaşmaları olan A, B ve C alıcılarından sadece A ve B’nin öncelikli erişimi varsa,  C, A ve B’den daha yüksek bid verse bile açık artırma ilk olarak A ve B arasında gerçekleşir ve kazanan buradan belirlenir

Periscope’da Reklam Nasıl Yapılır?

by Cenap Coskun

Periscope dönemin önemli kullanıcı sayısına ulaşmış yeni ve popüler mecralarından. Mecranın da popülaritesinin artması ile birlikte bu hedef kitleye nasıl ulaşılır? Markalar buralarda reklamlarını nasıl yaparlar? gibi sorular da sorulamaya başlandı.

Bu soruları cevaplamak yapılabilecek reklam modellerini ve yöntemlerine değinerek araştırmalarımdan bazılarını paylaşmak istedim;

Viral Reklam:

  • Genel itibariyle uygulamanın sunduğu özelliklere baktığımızda viral içerik yaratma özelliği ön plana çıkıyor. Viral içerik yaratıldığında ise bunu reklama dönüştürmek de mümkün olacaktır. Bu noktada belli bir markanın sloganı içerik içerisinde kullanılabilir, böylece verilmek istenen mesaj duygusal, komik, endişe gibi duyguları da vurgulayacak şekilde karşı tarafa iletilebilir.

Periscope’un bu özelliğiyle büyük bir viral etki yaratılabilir. Bu noktada fenomenler istenilen etkiyi yaratmada önemli bir araç olacaktır.

İçerik Pazarlama:

  • Periscope bir özelliğiyle de content oluşturmaya yarayan bir araçtır. Yani kaydedilen videoların kaliteli ve anlamlı şekilde kaydedilmesi sonucunda önemli bir içerik üretme aracı olarak da görülebilir. Bu içerikler internet sitelerine yüklendiğinde önemli katkı sağlayacaklardır. Bir de günümüzde content oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Böyle güçlü contentler oluşturulması sonucunda bu contentlerin dijital pazarlama da kullanılıp contentten gelir elde etmek mümkün olacaktır. Ör: videoların youtube’a yüklenmesi ve izlenme üzerinden gelir elde edilmesi veya düzenli içerik üretilmesi sonucunda videoların belirli bir hacime ulaşmasıyla Google reklam ağına girilmesiyle gelir modeli oluşturulabilir. Burada önemli olan içeriğin kaliteli olması (çekimlerin kurgunun vs) ve güncel olması ve ilgi çekmesi.

Etkileşim:

  • Etkileşim yaratabilme özelliğiyle periscope takipçilerin etkileşime girdiği bir alan olarak dikkat çekiyor. Bu etkileşim sayesinde marka kendisini de kişilerle eş zamanlı olarak etkileşime sokabilir, aynı zamanda twitter’ı da kullanarak bu etkileşimi derinleştirebilir. Bu özelliği sayesinde canlı yayın esnasında canlı yayını yapan kişi takipçilerinden önceden kullanılan bir hashtag’i kullanmasını isteyebilir. Bu sayede marka hem periscope’u hem twitter’ı kullanarak daha fazla kişiye erişebilir ve marka daha fazla kişiyi etkileşime sokmuş olur. Hashtag sayısına bakarak, etkileşimine bakarak da kampanyanın performansı hakkında bilgi edinilebilir.

Özellikle belirtmekte fayda var ki henüz teknik olarak periscope’dan geri dönüşlerin hesaplanamadığı biliniyor bunu bir açık veya negatif bir yön olarak görebiliriz.

Dünya’da İlk Reklam Örnekleri:

Spotify

İncelediğim ve araştırdığım kadarıyla periscope kurulduğu gün Spotify sponsorluğunda İrlandalı Villagers grubunun solisti Conor O’brein’in canlı yayını yapılmış oldu. Yayın boyunca da 380 izlenme ve 1.500 kalp (beğeni) aldı. Sonrasında yayının tekrarları izlendiğinde ise toplamda 500 izlenmeye ulaşmış oldu.

Spotify

 

Pepsi

Bu çalışmada Pepsi markalarından biri olan Mountain Dew için ürün yerleştirme gibi bir reklam modelinden bahsedebiliriz. Bu çalışmada tahtaya bir resim çiziliyor bu aşamada ürünler bu çekim esnasında gösteriliyor ve sonrasında kullanıcı ile etkileşim yaratmak için beğenenler ve yorum yazanlardan bazılarına bu ürünler ücretsiz olarak gönderiliyor.

pepsi

 

Redbull’dan gerçekleşen bir parti ile ilgili yayınlar gerçekleştirildi ve o partide bulunan detaylar paylaşıldı. Sağlık sektöründe doktorlar hastalarının veya farklı kitlelerin sorularını cevapladılar. DKNY ile ev gezmeleri yapıldı ve ünlülerin dolapları gösterildi. Yine bir restaurant zinciri ünlü bir sunucu ile ürünlerini Amerika’nın ünlü Caddesinde tatma etkinliği gerçekleştirdi ve bu sayede milyonlara ulaştı.

 

Tükiye’de ise;

Çamlıca Gazoz kapak futbolu etkinliğini canlı yayın üzerinden paylaştı. Belirlenen iki kişi kapak futbolu ile oyun oynadı ve bir spiker de bu oyunu anlattı eş zamanlı olarak kullanıcılar da oyun ile ilgili yorumlar ve like’lar ile katılım gösterdiler. Aynı zamanda Çamlıca Gazoz Periscope’u kullanan ilk FMCG markası oldu.

çamlıca gazoz

 

Cem Yılmaz Film tanıtımını, Vodafone Etkinlik tanıtımını, TRT dizi tanıtımını, Bazı sanatçılar albüm tanıtımını gerçekleştirmiş oldular.

 

 

Sağlık Sektöründe Video Reklamcılığı Nasıl Yapılır?

by Cenap Coskun

Sağlık sektöründeki reklam kısıtlamalarından kaynaklı olarak reklam yapmanın zorluklarını daha önceki yazımda anlatmıştın daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bu aşamada konunun video reklamcılığı ile ilgili olan kısmına değinmek istiyorum. Video reklamcılığı ve video mobil ile birlikte geleceğin en popüler reklam modellerinden birisi olacağa benzemekte. Bu dönemde de video reklamcılığını içerik ile entegre ederek reklamlar yapmak mümkündür.

Sağlık Sektöründe Video Reklamcılığı Nasıl Olmalıdır?

Burada en önemli noktalardan bir tanesi de özel video içerikleri üretmektir. Yine buradaki en önemli hususlardan bir tanesi video içeriğinin düzenli olarak üretilmesi ve en güncel içerikleri üretmeye çalışmak olacaktır. Örnek vermek gerekirse ilkbahar dönemlerinde sağlıklı zayıflama ile ilgili video içerikleri üretilebilir,  yaz aylarına geldiğimizde güneşlenme veya cilt ile ilgili videolar üretmekte fayda olacağı gibi kışın da grip ile ilgili videolar üretmek faydalı olacaktır. Çünkü bu dönemler insanların bu konular ile ilgili arama motorlarında yoğunlukla aramalar yaptıkları dönemlere denk gelmektedir.  Yine videoyu üretmek tek başına yetmeyeceğinden videoyu izlettirmek için de ayrıca çalışmalar yapmakta fayda olacaktır. Çünkü üretilen video hedef kitleye ulaştırılmadığı sürece bir anlamı da olmayacaktır.

Ayrıca video içeriklerinde Google analytics verileri de incelendiğinde cinsellik, estetik, zayıflama gibi konular insanların en çok merak ettiği konuların başında gelmektedir. Bu tarz üretilen videolar izlenme rakamları açısından ve ulaşılacak hedef kitleye daha rahat ulaşılması açısından önemli fayda sağlayacaktır. Bir de video üreticisine getirisi açısından yaklaşırsak, örneğin bir diş hekimi açısından diş beyazlatma konusu çok izlenen bir konu olmasına rağmen implant ile ilgili çekilen videonun izlenmesi diş beyazlatma ile ilgili videoya nazaran daha az olacaktır.  İmplant ile ilgili çekilen videoyu izleyen, merak eden kişiler diş beyazlatma videosu izleyenlere göre daha değerli olacaktır. Bu aşamada yapılabiliyorsa diş beyazlatma videosu da üretebilir bu kişiye daha fazla bilinirlik sağlayabileceği gibi implant videolarıyla az ama değerli hedef kitleye ulaşma imkanı sağlanabilecektir.

Bir de konunun güncelliği konusu da önem arz etmektedir. Burada önemli olan bugün en çok merak edilen videoların çekilmesidir. Ya da gelecekte gelmesi muhtemel sağlık teknolojileri var ise bu konularda da videolar üretmek video üreticisine önemli avantajlar sağlayacaktır. Çünkü arama motorları videosu eski olan, çok izlenen kaliteli videolara öncelik verdiğinden gelecek teknoloji ile ilgili videolar popüler olmadan üretileceğinden ilk üretilen videolar eski olduğundan daha dikkat çekecek ve daha çok izlenecektir. Çok izlendikçe de yine arama sonuçlarında üst sıralara çıkacaktır.

2015 Dijital Trendler

by Cenap Coskun

 

-Mobil – Hayatımızın İçinde:

Akıllı telefonların hayatımıza daha fazla girmesi ve teknolojik özelliklerinin artmasıyla birlikte kullanıcı sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Aslında trafiklerin de web’den mobil’e kayması bunun en önemli kanıtları olarak gösterebiliriz. Mobil etkileşimlerin artması ve kullanıcı sayısının artmasıyla birlikte markaların da mobil yatırımlarını hızlı bir şekilde arttırdı diyebiliriz. Mecraların mobil trafiklerinin yıllar itibariyle artışlarını genel istatistiklerde de görebiliriz.

2015’de de bu popülaritenin de artacağını düşünürsek bu senenin popüler trendlerinden birini mobil olarak söyleyebiliriz.

Mobil dünyanın reklamcılar açısından ise yıllardır beklenen “patlama” yı bu yıl yapmasını bekliyoruz 🙂 Bu zamana kadar yeterli ivmeyi kazanamamasının sebebi ise halen markalara yeterli ve detaylı raporlama teknolojisine henüz ulaşamamış olması. 2015’de bu handikapların aşılması durumunda dijital reklamcılık tarafında da ivme kazanması çok zor olmayacaktır.

Video- :

Video kısmını ise User Generated Contet ve Premium Content olarak ayırmak faydalı olacaktır. 2015’de premium content yani video içerikleri üretmek yine artan bir ivme gösterecektir. Aynı zamanda vine, instagramın video tarafı, gif tarzı videolar, gibi video içerikleri youtube’a ek olarak hayatımıza giren diğer video oyuncuları diyebiliriz. Facebook’un da yakın zamanda video tarafında da etkinleşmeye başladığını da söylemek doğru olacaktır.

Konunun bir de premium content ve how to videolar kısmı var ki bu alan içerik ve trafik olarak UGC’ye göre daha geri planda olduğunu söyleyebiliriz. Ancak her zaman bu tarafın da hazırda bir kitlesi olduğunu söylemekte fayda var.

Sonuç olarak video, markaların yatırımlarını arttırdığı ve popülaritesi giderek artan bir enstruman olarak 2015’de de daha sık rastlayacağız gibi duruyor.

-İçerik Üretmek- Content is the King:

2015’de İçerik üretmek hayatımızda çok önemli yere sahip olacak diyebiliriz. Arama motorları ve özellikle google bundan sonraki süreçte içeriği kuvvetli olan ve kullanıcının sitede ne kadar süre geçirdiğine dikkat ederek sitelere arama sonuçlarında yer veriyor olacak. Bu sebeple hem web’de olsun mobilde olsun veya video’da olsun içerik üretenler kazanacak diyebiliriz. İçerik üretmek de kendi başına bir işleyiş olduğundan bu konudaki yazımda içerik üretmek konusunda detaylı bilgi alınabilir.

http://cenapcoskun.com/etkili-icerik-yaratmanin-yolu-nedir/

Sosyal Medya:

Türkiye’de sosyal Medya kullanımlarının %92 seviyelerinde olduğunu (dünya genelinde %40) düşünürsek tam bir sosyal medya ülkesi olduğumuzu söyleyebiliriz. Bu istatistiklere dünyada da lider olduğumuzu eklemekte fayda var. Arjantin %86, Brezilya %84, %83 Çin rakamları ile bizi takip etmekte.

Nihayet bir şeylerde de birinci olduk 🙂 bu birincilik iyi mi kötü mü bunu size bırakıyorum. Teknolojik gelişmelere uyumlu bir toplum olduğumuzu da çıkartabiliriz bu sonuçlardan. İnternette boşa vakit harcadığımız sonucunu da çıkartabiliriz 🙂

İstatistiklerde de dikkat edileceği üzere kullanıcılar ağırlıklı olarak sosyal medyada olduğundan markalar da kullanıcıların olduğu yerde var olmaya devam edeceklerdir. Bu durum da yine sosyal medyanın 2015’de popülaritesini koruyacağa benzer.

-Büyük Veri- Big Data:

Big data 2015’in olduğu gibi geleceğin de önemli konularından biri olacağa benzer. Bir çok datanın anlamlandırılması bu dataları gelir getirici aksiyonlar haline dönüştürülmesi önemli etmenlerden birisidir. Dolayısıyla 2015’de kullanıcıların internette yaptığı aksiyonlar, bilgiler bir data haline getirilip anlamdırılması ve analiz edilmesi bu analizlerden doğru sonuçlar çıkartılması da gelecekte kazananları belirleyecek gibi duruyor. Yine bu konuda da detaylı bilgiyi daha önce yayınladığım yazımda bulabilirsiniz

http://cenapcoskun.com/buyuk-veri-big-data/

CC

Programatik Satın Alma Nedir? / Programmatic Buying

by Cenap Coskun

Programatik Satın Alma son dönemlerin en popüler digital medya satın alma yöntemlerinden birisi olduğunu söyleyebiliriz. Tabi ki bu alanda çok fazla bilgi bulunmadığından yurt dışı kaynaklar ağırlıklı olması ile birlikte Türkiye’de de bu alanda yavaş yavaş  bilgi havuzu oluşmaya başladığını söyleyebiliriz.

Programatik satın almanın sözlük tanımını ise; Teknolojiden faydalanarak daha önceden belirlenmiş kriterlere uygun olan kullanıcılara 50 mili saniyede reklam göstermeye karar veren ve bu yazılımla reklam satın alması yapılmasına verilen addır. Reklam veren bu sayede DMP’ler ve DSP’ler sayesinde davranışsal ve demografik hedefleme yapabilir. Bu çalışmalarla markanın istenilen ROI’ye ulaşması (Return on Investment) asıl amaç olarak gösterilmektedir.

Programatik satın alma işlemi temelde Ad-Exchange dediğimiz arenada gerçekleşiyor. Yani envanteri olan ve bunu satmak isteyen Ad-Network’ler (mecralar/internet siteleri) ve bu envanteri satın almak isteyen müşteriler ve ajansların buluştuğu bir pazar yeri olarak düşünebiliriz. Bu uygulamanın popüler olması ve ilgi çekmesinin nedeni, reklam veren ve ajanslara önceden belirlenmiş hedef kitlelerine daha fazla seçenek imkanı sağlandığından dolayı ve bu hedef kitleye daha uygun fiyatlarla ulaşma avantajı sağlanması. Tabi ki Ad-Network (mecra/internet sitesi) için de birden fazla alıcı olduğu için normalde ulaşamayacağı müşterilere daha kolay ulaşma imkanı sunması.

Sektörde en çok kullanılan Exchange’ler: AppNexus, Yahoo, OpenX, Google Adx gibi markalar. Türkiye’de ise daha çok Google Adx ve AppNexus kullanıldığını söyleyebiliriz.

Programatik satın alma uygulamasının temelde işleyişi: Reklam verenin daha önceden belirlediği kriterlere uygun olarak (birim fiyat, yaş, cinsiyet, şehir/lokasyon, reklamın türü ve reklamın çıkmasını istediği sitenin bölümü) reklam verene en iyi alternatifleri önermesi olarak düşünebiliriz. Böylece Ad Network’ler ve reklam verenler birbirlerine daha uygun seçenekler sunma esnekliğine kavuşmuş oluyorlar.

Burada fark yaratan ve hedeflemenin doğru olmasını sağlayan en önemli etkenin DMP’ler  (Data Manangmet Platform)  ve DSP’ler Talep Yönlü Platformlar ( Demand Side Platform) olduğunu söyleyebiliriz. Yukarıda belirtilen yaş, cinsiyet, şehir gibi kriterleri DMP’ler ve DSP’ler çerezler vasıtasıyla takip ederek kullanıcı hakkında bir data/veriye sahip olurlar. Bu veri sayesinde ise (DMP’ler sayesinde) kampanyanın etkili şekilde hedefleme yapması sağlanılarak ve gerekli satın alma işlemi gerçekleştirilerek mevcut bütçe ile yüksek etki yaratma yoluna gidilmektedir. DMP’ler hedefleme yapmak açısından oldukça faydalı bir yöntemdir diyebiliriz.

Bir de konunun SSP (Supply-Side Platform) ‘ler dediğimiz kısmı bulunmaktadır. Yani yayıncıların envanterlerini minimum fiyat belirleyerek reklam verenlerin değerlendirmelerine sunmak üzerine kurulu platformlardır. Bu sayede platform yüksek fiyat ile satın alma yapmak isteyen reklam veren ile yayıncıyı aynı noktada buluşturmuş oluyor.

Programatik Satın Almanın RTB ile aynı şey olduğu hatta Programatik satın alma=RTB gibi bir algı da konu ile ilgilenenler arasında yaygın olan bir inanıştır. Evet Programatik Satın almanın önemli bir kısmını RTB oluşturmaktadır (%60-%70) ama Programatik Satın Alma=RTB diyemeyiz. RTB programatik satın almanın önemli bir kalemidir diyebiliriz.

RTB; reklam verenin, bir yayıncının envanterine en yüksek teklifi verdiği noktada o envanteri gerçek zamanlı olarak satın alabildiği bir modeldir. Bu modelde her bir reklam modeli ihaleye çıkar ve bu ihalede en yüksek teklifi veren ihaleyi kazanmış olur. Buradaki önemli kriter ise en yüksek teklifi veren verdiği teklifi değil en yüksek ikinci teklifin bir kuruş fazlasını ödeyecektir.

Son olarak Trading Desk;  tüm Programmatic Buying yani RTB ve Ad-Exchange kullanan reklam ajansları tarafından kullanılan platformlardır ve reklam verenin eş zamanlı olarak reklam satın alması yapılmasını sağlar. Trading Desk’ler Medya planlaması ve satın almaları yaptıklarından direkt satın almaya göre daha avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu sayede raporlama, analiz gibi bir çok özelliklerden de faydalanmak mümkündür.

CC

 

 

 

 

 

 

 

 

İkinciel Otomotiv Sektöründe Dijital Reklamlar

by Cenap Coskun

Otomotiv sektöründe dijital kullanımlarda ikinci el tarafında önemli bir açık olduğu kanaatindeyim. Markalar kendilerini daha da ön plana çıkartacak bu kısıma daha fazla yatırım yapabilirler gibi duruyor. Aslında son dönemde bir çok marka ikinci eldeki stoklarını eritmek için bir takım çalışmalar yapıyorlar. Bu çalışmalar genelde açık arttırma veya ikinci ele özel site açarak bu taraf trafik ve destek sağlamak şeklinde gerçekleşiyor. Bu sayede hem filo kiralamalardan gelen blok araç gruplarını eritmiş oluyorlar hem de bayilerin takas ile girdikleri ve ellerinde biriken ikinci el araç stoklarını eriterek bayi kanalındaki baskıyı da bu şekilde hafifletmiş oluyorlar.

 

Bu çalışmaları sektör daha önce bayi/galeri kanalıyla veya mevcut portföyler, referanslar kullanılarak gerçekleştiriyorlardı. Son dönemde bu alanda dijital dünyanın cazibesine, potansiyeline kayıtsız kalamadı ve bu tarafta da dijital’in gücü kendini gösterdi ve markalar dijital reklam modellerini, kanallarını kullanarak ikinci el tarafındaki stokları tüketmeye başladılar.

 

Markaların ikinci el ilanlarının yayınlandığı sitelerde bulunan ilanların ilan listeleme sitelerinde de yayınlanması marka tarafında önemli avantaj sağlayacaktır. Çünkü ilan listeleme sitelerinde bulunan çeşitlilik markanın ikinci el sitesinde bulunan ilanlardan daha fazla olacaktır. Kullanıcı da gittiği sitede çeşitlilik aradığından dolayı markanın kendi sitesine gittiğinde ilan adedi azlığından dolayı kaçmasındansa ilan listeleme sitelerindeki ilanların içerisinde yer alması önemli bir avantaj olacaktır. Tabi ki burada da markanın ikinci el ilanlarının diğer ilanların arasında kaybolması riski ortaya çıkıyor burada da listeleme ve detay alanlarında markanın logosunu kullanarak bu logoda da pop-up şeklinde markanın garanti yazısını kullanarak ilanların diğer ilanlardan ayrılması sağlanabilir. Burada verilmek istenen mesaj “ey vatandaş kim olduğunu bilmediğin bir kişiden/galeriden araba almaktansa X markasının garantisi altında ikinci el aracı da gönül rahatlığıyla alabilirsin. İlk gün sıfır aracı alırken nasıl bize güvendiysen ikinci elde de ilk günkü gibi güvenebilirsin” mesajını vermiş oluyor.

 

Filodan gelen araçların hızlıca tüketilmesi için de blok satışlar galeri’lere yapılabilir. Bu da galerilerin giriş yaptığı ilan listeleme sitelerinin kurumsal giriş panellerine açık arttırma mesajını vermek veya bir havuç vererek blok alım yapacak kişilere ulaşmak yöntemiyle olabilir. Yine filodan gelen araçların bireysel kullanıcılara ulaştırılması da yukarıda bahsettiğim diğer ilanlardan bu ilanların logo ile ve garanti yazısı ile ayrılması yöntemiyle olabilir.

Otomotiv Sektöründe Dijital Reklamlar

by Cenap Coskun

Online reklamcılık sektörümde 4. yılımı tamamlıyorum. Bunun üç buçuk yılı video reklamcılığı son altı aydır da yine otomotiv sektöründe display reklamlar konusunda tecrübe ediniyorum. Temelde dijital reklamcılık aynı olsa da hitap edilen müşteri kitlesi, ihtiyaçlar, ulaşılmak istenen hedef kitle farklılık göstermekte.

 

Son altı aydır edindiğim tecrübeye bakarsak otomotiv sektörünün ihtiyaçları ağırlıklı olarak test sürüşüne insanları çağırmak, sitelere giren insanların girilen sitelerde çok vakit geçirmesi, araştırması, satış/fiyat sayfalarına girilmesini isteyerek sonuç odaklı aksiyon alınmasını sağlamak. Tabi ki otomotiv sektörünün dijital reklamcılığı kullanma yetkinlikleri diğer sektörlere nazaran daha ilerde olduğunu söyleyebiliriz. Bütçeler aynı şekilde değil tabi. En son gördüğüm istatistiklerde iletişim/telekominikasyon, finans ve gıda sektöründen sonra geliyordu otomotiv sektörünün dijital kullanım bütçeleri.

 

Yılın son çeyreği otomotiv sektöründe hareketli geçeceğe benzer. Aslında bu hareketlilik sadece dijitalde değil offline dediğimiz tv ve dijital dışı diğer alanlar için de geçerli. Aslında benim gördüğüm en önemli sıkıntı ağırlıklı kullanımın yılın son çeyreğine bırakılmış olması. Marka sayısının fazlalığı sebebiyle bütün markalar aynı dönemde yoğun kullanım yapacak olması hedef kitlede kafa karışıklığı yaratacağı gibi kullanılan mecraların birim maliyetlerinde doluluktan kaynaklı artış olacak. Bu durum yıllardır bu şekilde olduğundan olsa gerek markalar bu duruma hazır ve maliyet artışına da katlanıyorlar diyebiliriz. Çünkü yıl sonu hedeflerinin tutturulması markalar için hep bir baskı unsuru oluşturmuştur. Dolayısıyla marka rakiplerle bir çok yerde denk gelmekten veya yüksek maliyete katlanmaktan çekinmemektedir.

Bu dönem herkesin ilk aklına gelen internet sitelerini kullanmaktan çok daha nish hedef kitlenin yer aldığı diğer mecralara yönelmekle yani reklam kirliliğin daha az olduğu ve mümkün olduğunca hedef kitlenin daha yoğun kullandığı mecralar kullanılabilir. Tabi ki bahsettiğim ana hedef kitlenin yer aldığı siteleri kullanmanın yanında ikinci alternatif olarak sunulan bir fikir gibi değerlendirilebilir.

 

Bu yazımı biraz daha kısa tutuyorum. İkinciel tarafında dijital önerilerim sonraki yazılarımda.

Davranışsal Hedefleme, Behavioral Targeting

by Cenap Coskun

Bu çalışmanın özelliği geo targetingten ziyade yani kişi ve cinsiyet özelliğine göre hedefleme yapmanın yanında kişilerin (daha&helliip;)

Remarketing, Yeniden Pazarlama

by Cenap Coskun

Bir çok istatistik bilgi blog ve çalışmalardan okuduğum kadarıyla e-ticaret siteniz varsa ve ürün satıyorsanız ziyaretçi alışkanlıkları (daha&helliip;)

Gerçek Zamanlı Arttırma

by Cenap Coskun

RTB 2013 yılının popüler kavramlarından biri olacağa benziyor. Bir çok seminer ve konferansta bahsedilen ve internet reklamcılığında geleceğin önemli kavramlarından biri olarak görülüyor. Tabiki bu kavram her yeni sistemde olduğu gibi beraberinde bir çok tartışma getirdi diyebiliriz. Öncelikle bu sistemin Türkiye’de başarılı olup olmayacağı konuşuluyor. Avrupada başarılı olduğu Ülkeler olduğu gibi (İngiltere, İspanya gibi ) başarısız olduğu Ülkeler de bulunuyor. Tabiki Türkiye’ de başarılı olup olmayacağını zaman gösterecek ve hep beraber konuyu yakından takip edeceğiz.

(daha&helliip;)